ÇÜRÜYORUZ…

Son zamanların en çok konuşulan cümlesi oldu. Toplumsal çürüme…
Bakış açımız çürüyor ,ahlakımız çürüyor, yaşam standardımız çürüyor, güvenimiz çürüyor, düşünce yapımız çürüyor ,en önemli öğemiz VİCDANIMIZ çürüyor.
Bir hastane düşünün bu hastanede esprilerle şakalarla bebekler öldürülüyor! Hem de doktorlar tarafından!!
Bir aile düşünün içinde çocuklar istismara uğruyor, katlediliyor
. Bir anne düşünün yolda giderken kızının kesilmiş başı önüne atılıyor!
Bir hamile kadın düşünün çocuğunun gözü önünde sokak ortasında demir çubukla dövülüyor !i
Ve bunların hepsi gerçek ve hepsi de Türkiye’de oluyor. En kötüsü de biz toplum olarak gerekli tepkiyi vermiyor, görüyoruz. Okuyoruz ve sıradaki vahşet haberine alıştırıyoruz kendimizi…
Bir zamanlar elimizdeki ekmeğimizi oyun arkadaşlarımızla hiç paylaşmamışız gibi,
Alışveriş yapmadığımız bakkalın önünden geçerken ayıp olmasın diye poşetimizi hiç saklamamışız gibi,
‘’Kokusu komşuya da gitmiştir’’ d eyip bir tabak da komşuya hiç yemek götürmemişiz gibi,
Ya da oturduğumuz sokak da bir evde taziye olduğunda biz de evimizde televizyon açmamışız gibi,
Sanki böyle bir nesil hiç olmamışız gibi şuan böyle vahşetlere susuyor vicdansızlıkları sadece seyrederek normalleştirerek vicdanlı, ahlaklı bir nesil yetiştiremiyoruz artık..
Ve sonra ne mi oluyor? öğretmenini döven bir öğrenci;, kapına baltayla saldıran bir komşu, malzemeden çalan bir müteahhit, domuz eti satan bir esnaf, sokaklarda kızına saldıran bir tecavüzcü, bir gece alem yapmak için parayla bebek öldüren bir doktor, ve bu kadar ahlaksızlık vicdansızlık karşısında kalemini kıramayan hakimler yetişiyor maalesef….