GURURLANDIK. AMA…?

Bu haftaya üç gurur tablosuyla başladık.. bu sene geçen yıllardan farklı bir mezuniyet töreni söz konusuydu. eminim ki sizler de tahmin ettiniz kimlerden bahsettiğimi. Tabi ki Deniz, hava ve kara harp okulu birincilerinden .ve bu üç birinciliği alan üç kızımızdan bahsediyorum. Kara harp okulu birincisi Ebru Eroğlu , İstanbul deniz harp okulu birincisi Şeyda yıldırım, ve hava harp okulu birincisi Şeyda kuyumcu..
Her biri farklı hayat yolculuğundan gelip ortak bir duyguda, başarıda birleşip bizi gururlandırmışlardır. Onlar sadece bu başarılarıyla değil Türkiye’nin laikliğine Atatürk ilke ve inkılaplarına bağlılıklarıyla Türkiye’nin geleceğine olan inançlarıyla ve azimleriyle de örnek oldular. İşte Türk kadını işte Türk kızları demekten kendimi alamıyorum.
Bizi gururlandıran en başlıca sebep tabi ki yukarıda saydığım sebeplerdi ama bizi gururlandıran diğer toplumsal sebebin ana kaynağı ise bu gururu yaşatan öğrencilerimizin kız çocuğu olmasıydı.
Çünkü günümüzde eskiden süregelen kıstırılmış bir cinsiyet ayrımcılığı hala var.. ve bu kıstırılmış ortamda kız çocuklarımızın kendi yolunu kendi düşüncesini kendi ideolojisini benimseyerek bir yola çıkıp yolun sonunda sadece kendi gelecekleri için değil Türkiye’nin de geleceği için mücadele etme sorumluluğunu ve azmini omuzlamak meşaketli bir yoldur bu hedef de istikrarlı ilerlemek büyük bir güç gösterisi ve belirtisidir..
Ve bu kıstırılmış düz düzende elbette kendi çirkin zihniyetini de yansıtanlar ve bu başarıyı bu zihniyetleriyle gölgede bırakmaya çalışanlar olacaktır lütfen bana ‘’ kıstırılmış toplumsal düzen tabiri için kızmayın’’ ilk haklı örneğimi ben size yaptığı çirkin paylaşımı ile Yeni akit gazetesi müdürü Zekeriya say adlı kişinin bu çirkin paylaşımını örnek verebilirim..
Evet yorum sizin… yine söylüyorum GURURLANDIK ama bu kıstırılmış düzende gururlanırken bu zihniyetlerle bir kadın olarak yine UTANDIK…..